Türk Hukukunda İdari Dava Açma Süreleri

Kamu çalışanları, kurumları tarafından haklarında yapılan işlem ve eylemlere karşı idare mahkemelerinde ve Danıştay’da idari dava açabilmektedirler. Bu davaların açılmasında ve izleyen yargılama sürecinde ise çeşitli süre kurallarına uyulması gerekmektedir. Bu sürelere uyulmadığı takdirde, çeşitli hak kayıpları da yaşanabilmektedir.

Türk hukukunda idari dava açma süreleri; tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tatil günleri sürelere dahil olmakla birlikte, sürenin son gününün tatil gününe rastlaması halinde, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda belirtilen sürelerin bitiminin çalışmaya ara verme zamanına rastlaması halinde ise, bu süreler ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren 7 gün uzamış sayılmaktadır.

Dava Açma Süreleri

  • Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
  • Bu sürelerde; İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği.
  • Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar.
  • İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.

Sürenin Başlaması Durumu

Türk hukukunda idari dava açma süreleri, tebligatın kişiye ulaşması ile başlayabilir. Dava açma süresi idari uyuşmazlıklar da yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Yani hem anayasa hem de İYUK idari işlemlere karşı dava açma sürelerinin başlayabilmesi açısından yazılı bildirim şartını öngörmüşlerdir.

İdari işlem aleyhine açılacak davalarda kanunla belli edilen sürenin başlayabilmesi için idari işlemin ilgiliye yazılı bildirimi gerekli olup böyle bir bildirim olmadıkça dava açma süresinin işlemeye başlaması olanaksızdır.

Danıştay’ın bir kararına göre yazılı bildirim esasının getiriliş amacı yönetilenlere menfaatlerini ihlal eder nitelikteki işlemlerin idare tarafından açık ve anlaşılır bir biçimde duyurulmalıdır. Bir yandan onların bu işlemlere karşı idari yollarla ve ya dava yoluna başvurmaları konusunda inceleme ve düşünme imkânı sağlamak ve öte yandan gereksiz ve müphem davranışlara meydan vermemektir.

İdari işlemin birden çok ilgilisinin bulunması durumunda bunların her birine ayrı ayrı yazılı bildirimin yapılması gerekir. Bu yazılı bildirim şartı işlemin doğrudan ilgililerine yöneliktir. İşlemle dolaylı olarak ilgili olan üçüncü kişiler açısından ise dava açma süresinin başlayabilmesi için işlemin yayımlanması gerekir.

İlgili idarenin yazılı bildirim yapmasından önce tesis edilen işlemin içeriğini öğrenmesi durumunda, yazılı bildirimi beklemeden dava açabilir. Her ne kadar dava açma süresinin başlangıcı için yazılı bildirim esası kabul edilse de idare, yazılı bildirim olmadan açılan dava da dava açma süresinin henüz başlamadığından hareketle davanın vaktinden önce açıldığını ileri süremez.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir