Rekabet Hukuku Kaynakları

Rekabet, mal ve hizmet piyasalarında girişimler arasında daha rahat olarak ekonomik kararlar verebilmesini sağlayan bir yarıştır. Rekabet kavramı piyasa ekonomilerinin temelini oluşturmaktadır. Pazar ekonomisinde müşteriler için fiyatların en uygun seviyede oluşmasını, en iyi mal ve hizmetlerin üretimini, daha fazla tercih imkânını ve tekel koşulları altında elde edilebilecek olandan daha büyük etkinlik elde edilmesi gibi faydalar sağlamaktadır. Bu sebeple de 20. yüzyılla birlikte önemli bir kavram haline gelmeye başlamıştır. Böylece rekabet politikası ve hukuk alanında da kendi adını içeren bir rekabet hukuku dalının oluşmasına ve önem kazanmasına yol açmıştır.

Piyasadaki rekabetin korunması ve geliştirilmesi amacıyla teşebbüslerin rekabeti bozucu davranışlarını engellemeye yönelik kuralları düzenleyen hukuk dalına rekabet hukuku denir. Rekabet Hukuku, ekonomi ve hukukun nerede ise eşit oranda kullanıldığı karma bir hukuk alanıdır.

Rekabet hukuku kaynakları, serbest piyasa ekonomisinde rekabet sisteminin dengeli ve monoton bir biçimde uygulanmasını sağlayıcı düzenlemelerden oluşur.

Amaç Nedir? Ne Olmalıdır?

Rekabet Hukukunun amacı mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır.

Anayasanın 167. maddesi ““Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler”“ diyerek devleti Rekabet Hukukuna ilişkin düzenlemeler yapmakla yükümlü kılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti de Gümrük Birliği sürecinde AT rekabet hukuku mevzuatına uyum adına Avrupa Topluluğu`nu kuran Roma Antlaşmasının 85, 86 ve 90. maddelerini esas alarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun`u 13 Aralık 1994 tarihinde yürürlüğe sokmuştur.

Kurallar ve Rekabet Kurulu

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un 1.maddesi’nde belirtilen bu amacın gerçekleştirilmesi için ise yapılması gereken işlemleri ve yasak alanları kanun üç bölümde toplamıştır;

  • 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4.maddesi’nde; “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararları “
  • 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un 6.maddesi’nde “piyasada hâkim durumda olan teşebbüslerin bu güçlerini kötüye kullanmasını”
  • 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un 7.maddesi’nde “hâkim durum yaratmaya veya var olan bir hâkim durumu güçlendirmeye yönelik ve bunun sonucu olarak rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme veya devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışları” belirtmektedir.

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’daki bu emredici nitelikteki düzenlemeler teşebbüslere yönelik olsa da kamu teşebbüsleri için bir ayrıcalık ya da farklı bir uygulama öngörmemektedir. Bu sebeple de rekabeti sınırlayıcı anlaşma, eylem veya kararların kamu teşebbüslerince gerçekleştirilmesi durumunda, onlarda rekabet hukukunun bizdeki temelini oluşturan 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine uymak zorunda olacaklardır. Rekabet hukuku kurallarına uyulmasının denetimi ve inceleme yetkisi Rekabet Kurulundadır. Rekabet hukuku kurallarına uymayan şirketlere Rekabet Kurulu tarafından yüklü miktarlarda para cezası kesildiğini görmekteyiz. Rekabet Kurulu tarafından incelemeye tabi tutulan şirketlerin rekabet hukuku alanında uzman avukat veya hukuk büroları ile çalışmaları gerekmektedir.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir